KONYA KAHA (KÖKLÜCE) KÖYÜ TARİHİ
(1/1)
SSUNİTED42:
Konya’nınTuzlukçu beldesine bağlı olup; köyün kuruluşuna dair elde edilen bilgiler, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşından sonra, 1900’lü yıllardaKırım’ın Akyar şehrine bağlı Çorguna,Topçuköy, Baydar, Büyük Muskoya, Küçük Muskomya, Sudak’abağlı Taraktaş, Soğuksu köylerinden göç ederek gelenKırım Tatarlarınca kurulmuştur. Topçuköy’den HacıMehmet (Topçu) Akay, Muskomya’danKaramustafa, Çorguna’danBekir Usta köyün ilk kurucularındandır.



 

Köy halkındanolan Servet Odaman (1961 Köklüce doğumlu), Kırımdoğumlu karatnası Saniye (Odaman)kartiyden dinlediğine göre, daha çocuk yaşlarındaiken doğrudan gemi ile Karadeniz’i geçerek Samsun’a geldiklerini ifade ediyor.Köklüce köyünün ilk olarak kuranlar, Samsun’dan Gebze’ye ve oradan da OsmanlıDevleti tarafından Orta Anadolu’nun iç bölgelerine ve Akşehir’e iskânedilmişlerdir. AKŞEHİR de geçici olarak bugün ki Devlet Hastanesi civarlarınayerleşen göçmenler, Akşehir’de üç yıl yaşamışlar. Ancak bu yeni göçmenler ovakitler Akşehir halkı tarafından pek de iyi karşılanmamış. Devlet tarafından Kaha Dereleri denilen mevkide yapılan iskân konutlarına1903 yılında yerleşilerek kurulan köye “MAHMURETİL HAMİT” adı verilmiş.Cumhuriyetle birlikte KAHA ismini alan köyün adı, 1961 yılında yeni ismi ileKÖKLÜCE olmuştur. Bu köyden Fevzi Kayar’dan alınan bilgiye göre köyün kuruluştarihinin 1906 olduğu da söyleniyor. Kaha deresininve etrafının yeşilliği, bu mıntıkanın yerleşim yeri olarak seçilmesinde roloynadığı ifade ediliyor.



 

İlk kuruluşundaAkşehir’e bağlı olan köy, 1999’da belde olan Tuzlukçu’yabağlıdır. Köklüce Köyü, Tuzlukçu beldesinin doğusunda ve Tuzlukçu’ya17 km,Akşehir’e 30 km,Ilgın’a 30 kmmesafededir. Köyün batısında Nogay Türklerince kurulu Erdoğdu, batısında Boğazkent,kuzey doğusunda Kırım Türklerince kurulan Tursunluköyü ve güneyinde de Gözpınar köyü vardır.

Adını,yakınındaki ve içindeki Kaha dersinden alan köyünadı, 1960’lı yıllarda Köklüce olarak değiştirilmiştir. Köklüce köyü, Akşehir veTuzlukçu’ya 1990’lı yıllarda yapılan asfalt yol ilebağlıdır. Köye elektrik 1977-78 yıllarında gelmiştir.Su, 1975-76’lı yıllarda Tursunlu köyünün arazisindengelmekte iken halen kendi arazisinden temin edilmektedir. Isınmada 1950’liyıllardan bu yana Ilgın yakınlarından getirilen kömürün kullanıldığı köydeevler kerpiç ve taş ağırlıklı olmak üzere 1985-90’lı yıllardan bu yana isetuğla vb malzemeler kullanılarak inşa edilmektedir. Köyün kuruluşu ile birlikteyapıldığı söylenen cami, 1985 yılında yıkılarak yenisi inşa edilmiştir. Köyünokulunun 1940-50’li yıllarda üç sınıflı olarak eğitim verdiği ve bu yıllarda Tursunlu köyünden Mustafa isimli bir Kırım Tatar eğitmeninköyde görev alan ilk eğitmen olarak görev aldığını hatırlayanlar hâlâ var. İlkokul1954 yılında beş sınıflı olmuştur. Köyün eski okulu, 1967 yılında yıkılarakyenisi inşa edilmiştir. Köyde ilkokul halen açık olup; 30 civarında talebesiile eğitime devam etmektedir. Bu köyden olup da üniversiteyi bitiren ve çeşitlimeslek gruplarına mensup çok sayıda kişi vardır. Bunlar arasında öğretmen,polis, mühendis, doktor, asker, subay, öğretim görevlisi, hukukçu gibi hemenher meslek grubundan kimseler mevcuttur.



Klasik KırımTatar mimari tarzının bütünüyle muhfaza edildiğiköyde evler, bir avlu içerisinde sıralı şekilde yerleşmiştir.

Köyde 1990’lıyıllarda temeli atılan sağlık ocağı tamamlanamamıştır. 1975’li yıllarda 200hane olan köyün nüfusu, 150 hanede 500 kişi civarındadır. İş bulma ve eğitim,evlilik gibi çeşitli sebeplerle köyden göç edenler, öncelikle eskişehir ve Bursa olmak üzere İzmit, konya,Afyon, Manisa, İskenderun, istanbul gibi Türkiye’nindört bir yanına dağılmış haldedirler. Bu köyden olmak üzere halen Eskişehir’in Gökmeydan ve Tepebaşı mahallelerinde olmak üzere 60 hane,Bursa’da ise 70 civarında hane bulunmaktadır.



 

Başlıca geçimkaynağı tarım olan köyün arazisi mevkilerine göre Kırtışlar,Yirmidönümler, Yel ocakları, Çeşme üstleri gibiisimlerle anılmaktadır.1956 ve 1984 yıllarında olmak üzere kadastro çalışmasıiki defa yapılan köyde halen 60-70 civarında traktör,6 biçerdöver mevcuttur. Köyde ilk traktörler, köy muhtarı iken Ömer Özcantarafından alınan gazlı traktör ile Ataylar tarafından 1950’li yıllardaalınmıştır. Mera dahil 25.000 dekar arazi varlığına sahip köyde yetiştirilenbaşlıca tarım ürünleri, ortalama dekara verimi 250-300 kg buğday ve arpa olup;sulama ile yetiştirilen pancardan dekara ortalama 4-6 ton verimalınabilmektedir. Köyde halen 150-200 civarında büyükbaş ve 1500civarında da küçük baş hayvan mevcudu vardır.



 

Köy halkı içme vekullanma amaçlı olarak kullandığı su ihtiyacını hemen her evin bahçesindemevcut açılmış kuyulardan temin etmekte iken, 1976 yılında her eve içme suyuşebekesi ulaştırılarak musluktan suyun alınabilmesi mümkün hale gelmiştir.

Köklüce köyüsulama kooperatifi 1980’li yıllarda kurulmuş olup; halen faal durumdadır. Köydeayrıca Köklüce köyü güzelleştirme ve yardımlaşma derneği de mevcuttur. Köyündoğusunda 1980’li yıllarda açılan bir kömür ocağı, halen işletilmemektedir.Köyün batısında ve 20 kmmesafede Akşehir gölü, 20 kmdoğusunda da Çavuş (Ilgın) Gölü vardır.



 

Köyde hatırlanantarihi olaylardan biri de, 1950-60’lı yıllarda yaşanan kuraklıktır. Köy, ziraati ve sosyal dayanışması ile örnek köy seçilmiştir. Bubakımdan, mesela hemen hiçbir köyde rastlanılmayan ve fakat Köklüce’debir cenaze yıkama aracı dahi vardır.

Köyde komşulukilişkileri çok iyi durumda olup; şimdiye kadar herhangi bir adli vakayaşanmamıştır. Köyde halen Akyar civarındangelenlerin muhafaza ettiği Yalıboyu şivesikonuşulmakta olup; göçler sebebiyle şive ile birlikte Kırım Tatar Türkçesi de terkedilmeye başlanmıştır. Örnek verecek olursak; Azbar, Azbarğa, Yağmur, Cavun, Yağmur yağğan (cavın cavğan) çok, kop, yibermek (cibermek), ev (üy), Yuvmak (cuvmak), Çirkiy (Şirkiy), çibin (şıbın), Çibörek aşaymız (Şıbörek aşaymız) gibi.



 

Köklüce köyündegiyim-kuşamda 1950’li yıllara kadar Kırım Tatar kıyafetleri giyilmekte iken,zamanla yörede yaygın olan yerel kültürün hakimiyetiylevazgeçilmiştir. Köyde halen Kırım’dan gelen tütün kiseleri,çöyün kazanlar varlığını devam ettirmekte olup; butürlü eşyaların büyük kısmı 1970-71’li yıllarda köy halkından Kemal Dener’in eşi tarafından toplanmıştır. Köklüce’de1950’li yıllara kadar Kırım Tatar kültürüne ait pek çok unsur, meselâ Kaytarmagibi Kırım millî oyunları oynanırken, zamanla bu oyunlar unutulup gitmiştir. Köyde Kırım kültürüne ait yakın zamana kadar devam ettirilenâdetlerden olan, düğünün et ihtiyacını karşılamak maksadıyla genellikle dananınkesilmesi (sogum soyulması) ile Perşembe günündenbaşlanan toylarda aynı gün yakın komşulara ve cemaate aş verilir, kahvetüyülür, Cuma günü şakırtuvlar (düğün evininmisafirleri) ve çalgıcılar gelir, Cumartesi günü at yarışları ve güreşleryapılır, kazanana hediyeler verilir, kız tarafı erkek tarafına Tavuklu köbete götürür, karşılıklı çınlaşmalar yapılır ve Pazargünü ise kiyev tıraşı yapılır, kelin tüşer (gelinin kiyev yani damatın evine getirilmesi) idi.



 

Köyde cenazeolduğunda, komşularca hazırlanan yemekler cenaze evine getirilir ve cenazeyegelenlere ikram edilir ve helva da pişirilir.

Köklüce köyündeKırım millî aşlarından köbete, kalakay,katlama, cantık, çibörek, tataraş, kaşıkbörek hâlâ yenilenve lezzetleri damaklarda devam eden kültürün unsurlarındandır.

Köyün ve eköylünün genel ekonomik durumu orta ve iyi olup; ekonomikolarak kurban kesemeyecek durumda olan kişi sayısı azdır.

Köyde yaygınolarak kullanılagelen lakaplar “Karamustafalar”, “Kıtaylar”, “Odamanlar”, “Pişatkalılar” gibi isimlerle anılmaktadır. Köklüce’de soyadları incelendiğinde birçok soyadınKırım’dan geldiği görülürken; bazıları Kırım’da yaşadıkları köyün adını soyadıolarak taşımaktadırlar. Topçular, Taraktaş, Topçu, Odaman, Çelebi, Atay, gibi soyadları Kırım’danalınanlardandır.   Yaşlı kadınlarımızın adlarının sonuna Şerife,erkek adlarının başına Kurt adlarının birleştirerek söylenmesi de Köklüce’deki Kırım Kültürünün bir parçasıdır. Katçeşerife, Kurtkasan, Kurtseyit, Seyitveli, Seytamet gibi.



Bu köyden Kırım’ailk olarak gidenler İsmail Çelebi (1990 yılında) ve Kemal Özbayolmuştur.

Köy halkından pekçok kişi Türkiye’ye göç ettikten kısa bir süre sonra Türk Kurtuluş Savaşındaaktif olarak görev almışlar; bunlardan pek çoğu çeşitli savaşlarda vecephelerde şehit ve gazi olmuşlardır. Hemen hemen heraileden bir şehit ve Kurtuluş Savaşı gazisi vardır. Köy halkından Mehmet Çavuşİzmir Konak’ta, Osman Odaman, Habibullah (Ay),Ali Akay, Halil Onbaşı (Yılmaz), Çanakkale’de, MahmutAlambay ise Filistin’de şehit olmuşlardır. Kara İbram(İbrahim Turan) ve Osman (Alambay) Çavuş Çanakkale’degazi, İslam Odaman da Eskişehir-İnönü savaşlarındagazi olmuşlardır. 1974 Kıbrıs barış harekatına Köklüceköyünden katılan İdris Dalcı da gazi olmuştur ve halen sağdır.



Köyde Kırımdoğumlu olup da vefat eden son kişi Rıfat (Çorgun) Akay, 1995’te Kırım’da vefat etmiştir. Köklüce köyündeyardımseverliği ve şakacılığı ile tanınan Mahmut Çelebi, 1998 yılında vefatetmiştir.

SERVET ODAMAN
Nuran:
Köklüce'de sütlü köbete meşhurmuş, onu öğrendim arkadaştan. :)
GÜRSEL AKÇAY:
evet meşhurdur bütün arkadaşları göbete yemeye bekleriz :)
Navigasyon
Mesajlar